Şehirler / Evler ve Yaşanmış bir hikaye
- oyaella

- 3 Mar
- 5 dakikada okunur
Şehirlerin ve hatta evlerimizin yaşadığımız deneyimler örgüsüne ne kadar dahil olduğunu her zaman söylüyorum. O şehir ve ev asla rastlantı eseri hayatının o dönemine denk gelmez. Geriye doğru yaşadıklarınızı düşünmenizi çok isterim.

Şehirlere ve evlere dair bilgileri pek çok alandan besleyebiliyoruz. İlimlerin ise ayrı değil birliğine inanıyorum. Deneyim süzgecinden geçirdiğim şeyleri de bir arada kullanmayı seviyorum.
Şehirden, eve yaşanmış bir hikaye ile örneklendirmek isterim.
Uzun süredir Antalya’da yaşıyordum ve içime ‘artık gitme vakti’ sesi düştüğünde nereye taşınacağım konusunda ufacık bir fikrim dahi yoktu. Lokasyon/ikamet astrolojisi bilgim ve deneyimim sayesinde haritamı kartografik açılardan inceleyebilme şansım oldu ancak itki yine oradan beslenen daha farklı/yüksek bir bakıştan geldi.
Doğduğum yer tüm potansiyelimi taşıyor.
Geçenlerde bayıldığım bir laf:
“You Are Stardust With Emails You’re Avoiding”
“Yıldız tozsun.. ama aynı zamanda cevaplamadığın maillerin var.” Aahahha haklı. (Spiritüel bypass eleştirisi olduğunun da farkında olarak aldığım yerden devam edeyim.)
Lokasyon üzerinden astroloji danışmanlığı verdiğimde çokça anlatıyorum. Hayatın gerçeklerini, maddi imkanlarımızı, çevremizi görmezden gelemeyiz. Her yere gidemeyiz, o yüzden sistem ne kadar yaşama dair ve gerçekleşmesi ihtimali dahilindeyse o kadar iyi fayda sağlar.
İhtimal dahilindeki yerler arasında Ankara’yı seçmemdeki en büyük motivasyon, yaşamımda bir döngüyü resmen kapattığımı hissetmemdi. Nereye gideceğimi de kestiremiyorsam elbette doğduğum yer olan bir şehrin tüm potansiyellerini başka bir Oya olarak yaşayabilirdim.
Buradaki başka bir Oya söylemimi an ile entegre okuyabilirsiniz. Doğum şehrim Ankara elbette doğduğum, okuduğum şehir de olsa oraya dönen Oya aynı kişi değil. Her anın ritmi toprak üzerinde farklı titreşimlerle hissedilir, farklı potansiyeller açar.
Doğa ile iç içe yaşamaya bayılıyorum. Büyük şehre taşınma fikri aslında o kadar da cazip değildi, söylemeliyim, ancak doğacak potansiyelin de cazibesine kapılmadım diyemem. Aynı zamanda ilerletimlerimde yaşanabilecek bir konuya da kendimce çözüm arıyordum ve Ankara idealdi.
Astrolojide doğduğunuz yerden şehirlere yayılan gezegen hatlarınızı ( #localspace - #yerelkonum ) takip ederek başka şehirlerde neler yaşayabileceğinizi tahminliyoruz. Bu hatların çıkış noktası doğduğunuz yerde ise aynı enerjiyi o bölgede topluca hissedersiniz. Harita yoğunluğuna göre ve elbette kişiye göre doğduğumuz yerin deneyimi o yüzden kimimize asla anlaşamadığı bir yer olarak yansıyor ya da asla içinden çıkamadığı bir yer olabiliyor.
Ölçeği makrodan mikroya çekelim.
Ev meselesi.
..ve Ankara’ya taşındım.
An haritaları astrolojide bize konu her ne ise ona dair pek çok şey anlatır. Lokasyon astrolojisinde de çok güzel çalışır. Burada Ankara’daki evime ilk giriş anına ait bir harita paylaşıyorum.

Harita yükselen Yengeç olarak açılıyor. 1. evin içerisinde Mars ve Ay da Yengeç burcunda bulunuyor. Aile, yuva, geçmiş ve güvende olma teması çok kuvvetli. Ailemin Ankara’da yaşıyor olması ve burada bir evde olmanın bana katacaklarını rahatlıkla ifade ediyor.
Uzun süredir yalnız yaşayan biri olarak aile vurgusunu bu evin bana ne kadar getireceğini görüyoruz. Yükselen yöneticisi Ay yönettiği burçta ve çok güçlü, yani bu ev bana yuva hissiyatını verecektir.
Sadece yükselenle yola devam etmek doğru olmaz. En önemli yer haritada 4. evdir.
Yuvanın evi 4. evdir. Ben buraya aitim demek için bu alanı konuşturmamız ve iyi anlamamız gerekir.
Bu haritada 4. ev Başak burcu ile açılıyor. Tuttuğum ev site içerisinde oldukça düzenli bir alan. Hatta o kadar düzenliydi ki ev tiplerini bir araya toplamışlar ve bölüm bölüm ayırmışlardı.
Başak burcu pek çok şeye pratik faydadan yaklaşmakla ilgilidir. Evin hemen altında alışveriş merkezi, eczane, cafe, fırın, oturma alanları, spor salonu ve havuz bulunuyordu. Toplu taşımaya da çok yakın konumda yer alıyordu. Yani bu ev çok uzaklaşmadan her şeye ulaşabilmenin avantajını taşıyacaktı. Ev 1+1 olduğu için bana da 3+1 çok geniş bir evden hatta evlerden sonra ev içerisinde de adeta düzen getirdi.
Burada çok önemli bir nokta daha var. Ben evi görmeden taşındım. Ablam bu şehirde yaşadığı için benim için evi bulma ve kiralama süreçleriyle ilgilendi. 1. evdeki Mars Yengeç (Peregrin, aynı zamanda deklinasyon dışı) burada çok belirgin. Pek çok konuda elim kolum bağlıydı, kontrol dışı hareket. Olumlu açıdan aile, ebeveyn desteği.
Ablam eve geldiğimde her şeyi hazır hale getirmiş, tüm evi düzenlemişti. Bu eve kendi yükseleni ve Venüs’ü üzerinden (Başak) dokunduğunu da belirtmeliyim.
4.ev yöneticisi Merkür 8. evde Kova burcunda ve Güneş ile kavuşumda. Ailemin olduğu şehre taşınsam da mümkün olduğu halde annemle yaşamayıp yalnız yaşamayı tercih etmemi açıklıyor. Aynı zamanda evin bana oldukça elektronik gelmesini de buradan okuyabiliriz.
7.ev, evin, sitenin fazla kuralcı ve düzenli gelmesi anlamına geliyor. Ancak 7. evin yöneticisi Satürn Balık burcunda, bu da aslında kuralların söylendiği ve gösterildiği kadar uygulanmadığını gösterecek. Site ve yönetim ile ilk irtibatım taşınma sırasında koydukları kurallarla (Oğlak) başladı, sonra da su sıkıntılarıyla (Balık) devam etti.
Aksların değişken olması önemli bir konu. Evin uzun soluklu olmayacağıyla ilgili bilgi verebilir. Zaten tam 1 sene sonra taşındım. Her ne kadar taşınsamda evi gerçekten çok sevdim, hatta eve giren herkes evin sıcacık bir yuva hissiyatı verdiğini söylüyordu.
3.evden de çok güzel veriler toplayabiliriz. Aslan burcu kesiyor ve yöneticisi Güneş bu aksa tam karşıdan bakıyor. Bu haritalara sembolikler mükemmel yerleşir. Ankara gibi bir şehirde kış boyunca hiç kalorifer yakmadan tişört ile oturabildim. Komşularımın ve sitenin kendini fazla ısıtmasından kaynaklı bir fayda sağlamış oldum. Daha da önemlisi evin tüm cephesi Güneş’i karşıdan alıyordu :)
Ay burada yaptığı ve yapacağı açılarla (temel açıları dikkate aldım) yönü tayin edecek. Son kontağını Satürn ile kurmuş. Aile büyüklerine ve sürece dair çok güzel bir sembolik. Bir sonraki açısını ise Neptün ile yapacaktı. Bu evde yaşadığım süre içerisinde yapmak istediğim pek çok Neptünyen çalışmayı hayatıma çektim.
Haritaya bir de asteroid yerleştirdim; Peru. Bu evde oturmasaydım muhtemelen bu seyahate çıkamayabilirdim. Çünkü bakmam gereken iki kedim var ve sadece aileme teslim ederek bu kadar uzun bir yolculuğa çıkmayı göze alabilirdim. Ay ile yaptığı kavuşum deneysel yaklaşımla adeta parlıyor.
Şimdi astrolojiden biraz çıkalım. Evi uzaktan ve görmeden tuttuğumu söylemiştim. Site mimarisi sebebiyle iki cepheye bakan otel tipi evlerden oluşuyor.
Ön cephe, aynı zamanda sitenin peyzaj cephesi, herkesin tercih ettiği yön. Bahçeye, süs havuzlarına bakıyor. Daha da önemlisi önünde uzanan bir rekreasyon alanı var. Yemyeşil bir park, yürüyüş alanları ile harika bir gündüz ve ışıklandırma sebebiyle gece manzarasına sahip.Aynı zamanda bu cephede bir cami, bir cemevi ve bir SGK binası var.Diğer cephe ise başka sitelere bakıyor, önünde ince bir yol akışı var.
Ev hangi cepheye baksın?
Cevabım çok net, arka cephe oldu. Burada farklı bir ilimden besleniyorum.
Camiler gibi kıymetli yapılar yüklü yin enerjinin taşıyıcılarıdır. İçinde bulunduğum dönem gereği daha fazla yang enerjide kalmaya niyetliydim. Sakince köşemde oturmak değil, hareketlenmek ihtiyacım vardı. Yaşam alanına bakmak istiyordum.
Bu cepheyi ise sırtıma almak istedim. İnzivalarla, içsel çalışmalarla beslendiğim bir dönem yaşadım. Rekreasyon kelimesi de çok kuvvetliydi. Bütünlüğü yeniden inşa etme, yeniden yaratmak, bunlar hep destek almak istediğim yöndü ve öyle de oldu.
Eve yerleştikten sonra yanılmadığımı gördüğüm başka işaretler de topladım. Manzara pek çok bina, ufak bir hava sahası, dağlar ve gerçek şehrin ışıklarıydı. Gökyüzü, kuşlar muazzamdı. Benim için gerçekten yaşama dönük bir yöndü.
Evinin asıl baktığın cephesinin önünde akış halinde bir yol olması kıymetliydi. Baktığın alanda sana doğru köşesini dönmüş bir bina olmaması da önemli.
Bunun dışında Star sitesi, Odak sitesi, bana doğru dönük bir ok bahçe ve bu eve çıkarken kullandığım asansörün burç asansörü olması da işin keyifli teyitleriydi.
Evler nefes alır. Bizim saklı kutularımızda çok şey yaşanır. En mahrem alanından yaşama doğru çıkarsın, açılırsın. O yüzden fazlasıyla dikkate değerdir.Çok uzun zamandır evleri hem kendi deneyimlerimden hem yakınlarımdan hem de danışanlarımda takip ediyorum. Çok şey anlatırlar. Benden söylemesi..
Bu yazı ise evine bir de böyle bakman için benden sana.
Yorumlar