Başak yeni ayı & Kirke


Bir zamanlar kendini aradığından bile habersiz bir kadın kalabalıklar içinde yaşarmış. Etrafındaki gürültüden kendi sesini duyamadığı aklına bile gelmemiş. Bir de üzerine Güneş’in kızıymış. Bunu söyleyince de insan düşünüyor, hangimiz Güneş’in kızı değiliz ki. Hikayeye geri döneyim. Bir gün bazı yetenekleri yüzünden sürgün edilmiş. Issız bir adaya, dünyanın kıyısına bir başına bırakılmış. Ada başlangıçta bir ceza iken bir bakmış yuvasına dönüşmüş.
Kadın hiçbir zaman adanın dışında bir güç aramamış, kimse ona gücü bahşetmemiş, güç zaten kendindeymiş. Eşik aslında kendisiymiş. Kendiymiş dünyanın kıyısında duran.
Ben kahramanı söylemeden herkes içine bir baksın.

Hasadın, emeğin, meyvesini toplamanın burcu Başak’ta gerçekleşen yeni ayın yanı başında duran dönüşümün, sürgünün, geri kazanılmış gücün simgesi Kirke’den ilhamla.
Ve derler ki,
Güneş ve Ay bir araya geldiğinde, o büyücü hala oradadır ve bize fısıldar:
Gücün, başkasından beklediğin bir armağan değil, kendi eşiğinde, tek başına, elindeki en sade şeylerle kazandığındır.
Asteroidler astroloji haritalarının vızıldayan sesleri.
Kimine rezone olursun, duyduğun anda merakını cezbeder, içinde bir şey uyandırır; kimi ise öylece uyur.
Yorumlar